VOLKAN DURMAZ YAZDI: SÜREKLİ AYNI FİLM
VOLKAN DURMAZ YAZDI: SÜREKLİ AYNI FİLM
VOLKAN DURMAZ YAZDI: SÜREKLİ AYNI FİLM
85 milyonluk canım ülkemde gündem yetiştirmek artık başlı başına bir meslek oldu. Sabah başka bir haberle uyanıyoruz, öğlen başka bir kriz, akşam başka bir skandal… Savaşlar, ekonomik sıkıntılar, doğa olayları, teknoloji, siyaset, futbol ve tabii ki insanımızın bitmek bilmeyen maceraları…
Dünya zaten savaşların gölgesinde sıkışmış durumda. Büyük ülkeler kendi hesaplarını yaparken küçük ülkeler, resmî olarak olmasa bile, o hesapların gölgesinde yaşamaya çalışıyor.
Bizde ise başka bir savaş var:
Kolay para savaşı.
Kimse uzun uzun çalışmak, sabretmek, yıllarca emek vermek istemiyor. Herkes bir yerden köşeyi dönmenin hesabında. X'i, Y'si, Z'si fark etmiyor. Alfabede hangi harf varsa, kolay zenginlik hayali kuran birileri mutlaka çıkıyor.
Birileri yatırım diyor, birileri fon diyor, birileri bahis diyor…
Sonra bir bakıyoruz, milyarlarca liralık rakamlar havada uçuşuyor.
Geçen hafta ortaya çıkan fon meselesi de bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu.
Rakamlar konuşuldu.
22 milyar lira denildi.
Belki daha fazlası, belki daha azı… İşin ayrıntısını soruşturma ve hukuk ortaya çıkaracak. Ama vatandaşın kafasına takılan soru çok basit:
Bu kadar büyük para nasıl oluyor da sistemin içinde dolaşıyor?
Normal vatandaş bankadan 50 bin lira gönderirken “Bu para nereye gidiyor, neden gidiyor?” diye türlü türlü prosedürle karşılaşabiliyor.
Ama konu milyarlara gelince insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Demek ki para büyüdükçe bazı kapılar daha kolay açılıyor!
Ne güzel memleket!
Vatandaşın üç kuruşuna mercek tutulurken milyarlar ortalıkta dolaşıyorsa, kusura bakmayın ama bunun açıklamasını vatandaş istemekte sonuna kadar haklıdır.
Fakat tam bu noktada film değişiyor.Bir anda bahis konuşulmaya başlanıyor.
Hakemler…MHK…TFF…Bahis…Bir anda bütün ülke futbol uzmanı kesiliyor.
Televizyonlar bunu konuşuyor, sosyal medya bunu konuşuyor, herkes birbirine hakem anlatıyor.
İyi de kardeşim…
Milyarlarca liralık iddiaların konuşulduğu yerde neden gözümüzü 50-100 bin liralık bahis oynayan vatandaşa çeviriyoruz?
Bahis varsa araştırılsın.
Usulsüzlük varsa ortaya çıkarılsın.
Suç varsa suçlu cezasını çeksin.
Bunda kimsenin itirazı yok.
Ama büyük balık konuşulurken küçük balığın önümüze servis edilmesi de insanın kafasını kurcalar.
Çünkü bu ülkede gündem değiştirme konusunda gerçekten dünya markasıyız.
Bir konu fazla büyürse başka konu bul.
O da büyürse yenisini çıkar.
Vatandaş tam bir meseleyi anlamaya başlayacakken önüne başka bir tartışma koy.
Sonra herkes birbirine bağırıp çağırırken asıl mesele sessizce köşeye çekilsin.
Unutturmanın en kolay yolu yeni bir gündem yaratmaktır.
Futbol meselesine gelince…
Hakemler bugün ortaya çıkmadı.
MHK bugün kurulmadı.
TFF bugün görev yapmaya başlamadı.
Futboldaki tartışmalar da bugün başlamadı.
Yıllardır aynı şeyleri konuşuyoruz.
Yıllardır aynı şikâyetleri dinliyoruz.
Yıllardır tribündeki vatandaşın söylediği birçok şeyi, futbolun içindeki insanlar da söylüyor.
Şimdi ne oldu? Bugün mü aklımıza geldi? Bugün mü keşfettik? Eğer gerçekten temizlik yapılacaksa yapılsın.
Ama öyle göstermelik birkaç açıklamayla, iki toplantıyla, üç istifayla bu işin üzeri kapatılmasın.
Kim işini yapamıyorsa gitsin.Kim görevini kötüye kullandıysa hesabını versin.
Kim futbola zarar veriyorsa sistemin dışına çıkarılsın.
Çünkü bazen gitmek, kalmaktan daha büyük bir hizmettir.
Milli takımın durumu da ortada.
Milyonlarca insanın heyecanla takip ettiği futbol, yıllardır bitmeyen yönetim tartışmalarının içinde kaybolup gidiyor. Başarı sıfır.
Sonra yine aynı cümle:“Yeni bir başlangıç yapacağız.”
Kaçıncı başlangıç? Kaçıncı yeniden yapılanma? Kaçıncı temizlik?
Kaçıncı “artık her şey değişecek” açıklaması?
Bizim hafızamız kısa olabilir ama vatandaşın sabrı sonsuz değil.
Balçığı sıvayabilirsiniz. Üzerine boya da sürebilirsiniz. Hatta uzaktan bakınca duvarı pırıl pırıl bile gösterebilirsiniz. Ama temel çürükse bir gün o duvar yine çatlar.
Ve çatladığında altında ne varsa ortaya çıkar.
Bugün gündemi değiştirirsiniz. Yarın başka bir mesele çıkarırsınız.Öbür gün yeni bir tartışma başlatırsınız.
Ama parasını kaybeden vatandaşın derdi ortadan kalkmaz.
Hayali yıkılan insanın derdi ortadan kalkmaz.
Güveni sarsılan insanın derdi ortadan kalkmaz.
Çünkü vatandaş artık sadece “Ne oldu?” diye sormuyor.
“Bize neden bunu gösteriyorsunuz da asıl meseleyi göstermiyorsunuz?” diye soruyor.
İşte asıl tehlikeli soru bu.Ve biz galiba bu soruyu daha çok duyacağız.
Çünkü film değişiyor. Oyuncular değişiyor. Sahne değişiyor. Konu değişiyor.Ama senaryo nedense hep aynı kalıyor.
Biz de her seferinde aynı filmi seyrediyoruz.
Sonra ışıklar kapanıyor, perde iniyor.
Ve ertesi gün…Aynı film yeniden başlıyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.