VOLKAN DURMAZ YAZDI: AYIBI KAR KAPATMAZ

Gündem 01.09.2026 - 14:55
 

VOLKAN DURMAZ YAZDI: AYIBI KAR KAPATMAZ

VOLKAN DURMAZ YAZDI: AYIBI KAR KAPATMAZ
Süper Lig sonunda başladı… Her sezon olduğu gibi yine milyonlarca dolarlar, eurolar havalarda uçuşuyor. Transferler açıklanıyor, imza paraları konuşuluyor, primler veriliyor, büyük hedeflerden söz ediliyor. Rakamlar büyüyor, beklentiler büyüyor. Peki bütün bunların sonunda uluslararası başarı nerede? Türkiye'de kendi aramızda başarıyı konuşmak elbette güzel. Ancak artık Avrupa'da ve dünyada da söz sahibi olmanın zamanı gelmedi mi? Futbola milyonlar harcarken, başarı geldiğinde de aynı cömertliği görmek istiyoruz. Hatta bunu yıllardır söylüyorum: Futbolculara vaat edilen villaları, milyonluk primleri biraz da Filenin Sultanları'na verin. Dünyanın güçlü takımlarına karşı mücadele eden, ülkemizin bayrağını uluslararası arenada taşıyan kızlarımız bunu fazlasıyla hak ediyor. Filenin Sultanları'nı bir kez daha yürekten kutluyorum. Verdikleri mücadele, elde ettikleri başarı ve ülkemize yaşattıkları gurur için hepsine teşekkür ediyorum. Allah yollarını açık etsin. Çünkü başarı sadece parayla değil, mücadeleyle, disiplinle ve doğru planlamayla geliyor. GELELİM GAZİANTEP FK'YA… Şimdi gelelim bizim asıl meselemize…Geçtiğimiz sezon Burak Yılmaz'ın görevinden ayrılmasının ardından takımın başında bir maç Mustafa Aksoy görev yaptı ve Gaziantep FK bu karşılaşmadan galibiyetle ayrıldı. Ardından, ligin bitimine sadece üç hafta kala, 35. haftada yaşanan maçın hemen sonrasında acele bir şekilde Mirel Rădoi ile anlaşma yapıldı. O günlerde de söyledik:“Bu iş olmaz.” Burak Yılmaz'ın istifasının ardından “Burak Hoca ile de artık olmaz” dedik. Sonrasında yapılan tercih konusunda da endişelerimizi dile getirdik. Maalesef yanılmadık. Mirel Rădoi döneminde Gaziantep FK 7 maçta sadece 1 galibiyet alabildi. 1 beraberlik ve 5 mağlubiyet yaşandı. Rakip kalelere yalnızca 5 gol gönderilirken, kendi kalesinde 12 gol görüldü. Şimdi insan sormadan edemiyor: Bu tercih neden yapıldı? Üstelik Rădoi'nin daha önce görev yaptığı takımlardaki çalışma süreleri ortadayken… Birleşik Arap Emirlikleri Pro Lig'de 14 maç, Suudi Arabistan'da 13 maç, Al-Jazira döneminde ise yalnızca 7 maçlık görev süresi bulunan bir teknik adamın Gaziantep FK'da uzun vadeli bir başarı hikâyesi oluşturması için ne gerekiyordu? Bunu anlamak için filozof olmaya gerek yok sanırım. Neyse ki yol yakınken dönüldü. Fakat yanlış tercihin de bir faturası var. Yaklaşık 100 bin euro imza parası, 4,5 aylık maaş ve diğer maliyetler…Toplamda tahminen 16,5 milyon TL civarında bir maliyet ortaya çıktı Artık olan oldu. Bugün dönüp “Keşke yapılmasaydı” demenin bir anlamı yok. Önemli olan bundan sonra aynı hataların tekrarlanmaması. Çünkü Gaziantep FK'nın kaybedecek zamanı yok. Transfer yasağının kalkmasının ardından yaklaşık 1,5 saat içerisinde 7 futbolcuyla sözleşme imzalayan, transfer döneminde ses getiren bir takımın artık sahada da bunun karşılığını göstermesi gerekiyor. Transfer yapmak önemli.Ama doğru transfer yapmak daha önemli.Teknik direktör seçmek önemli. Ama takımın yapısına uygun teknik direktörü seçmek çok daha önemli. ROMEN SEVDASINDAN VAZGEÇİN! Buradan açıkça söylüyorum: Artık Romen sevdasından vazgeçin. Gaziantep FK'nın ihtiyacı olan; Süper Lig'i bilen, Türkiye futbolunu tanıyan, şehri ve taraftarı anlayabilecek, genç, dinamik ve çalışkan bir teknik adamdır. Öyle bir isim bulunmalı ki sadece bugünü değil, yarını da planlayabilsin.Gaziantep FK her sezon yeniden yapılanan değil, üzerine koyarak ilerleyen bir takım olmalı. Yönetimde çok kıymetli ve bilgili insanlar var. Bu nedenle isim vererek yönlendirme yapmak doğru olmaz. Elbette yönetim de takım için en güzelini ve en iyisini ister.Biz taraftar olarak sadece içimizden geçeni söylüyoruz.Çünkü biz bu takımın başarıya ulaşmasını istiyoruz. Tren kaçmadan doğru karar verilmesi gerekiyor. TARAFTAR DA TAKIMIN PARÇASIDIR Bir başka önemli konu da taraftar…Yeni bir stadımız var. Ancak maalesef stadın içindeki temizlik ve genel görüntü yeni bir stada yakışmıyor.Umarım bu sezon bu konu ciddiyetle ele alınır.Taraftarı tribüne çekmek için sadece bilet fiyatlarını ucuzlatmak yeterli değil. İnsanların stada ulaşmasını da kolaylaştırmak gerekiyor.Özellikle belediyenin maç günlerinde şehrin belirli noktalarından stada otobüs kaldırması çok önemli bir adım olur.İnsanlar “Maça nasıl gideceğim, dönüşte nasıl döneceğim?” diye düşünmemeli.Ulaşım kolay olursa tribünler de daha kolay dolar.Çünkü taraftar sadece seyirci değildir.Taraftar takımın gücüdür.Dolu tribün, futbolcuya moral verir. Rakibe baskı oluşturur. Kulübe ekonomik katkı sağlar. Şehrin takımına sahip çıktığını gösterir.Gaziantep FK'nın da ihtiyacı olan tam olarak budur: Sahada mücadele eden takım, tribünde arkasında duran taraftar ve doğru kararlar alan bir yönetim. Yeni sezon daha yeni başladı.Şimdi geçmişte yapılan hataları bir kenara bırakıp geleceğe bakmak gerekiyor. Ama geçmişten de ders çıkarmak şart.Çünkü milyonlar harcanırken kimse susmamalı.Yanlış kararlar alınırken kimse “Nasıl olsa düzelir” dememeli.Başarı geldiğinde hep birlikte alkışlarız.Ama yanlış olduğunda da doğruyu söylemek taraftarın görevidir. Gaziantep FK bu şehrin takımıdır.Bu takımın başarılı olması hepimizin ortak isteğidir. Yeni sezonda Gaziantep FK'ya gönülden başarılar diliyorum. Umarım bu sezon hem sahada hem tribünde hem de yönetim anlayışında çok daha güzel bir Gaziantep FK izleriz. Çünkü artık sözün değil, icraatın zamanı.
VOLKAN DURMAZ YAZDI: AYIBI KAR KAPATMAZ

Süper Lig sonunda başladı…

Her sezon olduğu gibi yine milyonlarca dolarlar, eurolar havalarda uçuşuyor. Transferler açıklanıyor, imza paraları konuşuluyor, primler veriliyor, büyük hedeflerden söz ediliyor. Rakamlar büyüyor, beklentiler büyüyor.

Peki bütün bunların sonunda uluslararası başarı nerede?

Türkiye'de kendi aramızda başarıyı konuşmak elbette güzel. Ancak artık Avrupa'da ve dünyada da söz sahibi olmanın zamanı gelmedi mi?

Futbola milyonlar harcarken, başarı geldiğinde de aynı cömertliği görmek istiyoruz.

Hatta bunu yıllardır söylüyorum: Futbolculara vaat edilen villaları, milyonluk primleri biraz da Filenin Sultanları'na verin.

Dünyanın güçlü takımlarına karşı mücadele eden, ülkemizin bayrağını uluslararası arenada taşıyan kızlarımız bunu fazlasıyla hak ediyor.

Filenin Sultanları'nı bir kez daha yürekten kutluyorum. Verdikleri mücadele, elde ettikleri başarı ve ülkemize yaşattıkları gurur için hepsine teşekkür ediyorum. Allah yollarını açık etsin.

Çünkü başarı sadece parayla değil, mücadeleyle, disiplinle ve doğru planlamayla geliyor.

GELELİM GAZİANTEP FK'YA…

Şimdi gelelim bizim asıl meselemize…Geçtiğimiz sezon Burak Yılmaz'ın görevinden ayrılmasının ardından takımın başında bir maç Mustafa Aksoy görev yaptı ve Gaziantep FK bu karşılaşmadan galibiyetle ayrıldı.

Ardından, ligin bitimine sadece üç hafta kala, 35. haftada yaşanan maçın hemen sonrasında acele bir şekilde Mirel Rădoi ile anlaşma yapıldı.

O günlerde de söyledik:“Bu iş olmaz.” Burak Yılmaz'ın istifasının ardından “Burak Hoca ile de artık olmaz” dedik. Sonrasında yapılan tercih konusunda da endişelerimizi dile getirdik.

Maalesef yanılmadık.

Mirel Rădoi döneminde Gaziantep FK 7 maçta sadece 1 galibiyet alabildi. 1 beraberlik ve 5 mağlubiyet yaşandı. Rakip kalelere yalnızca 5 gol gönderilirken, kendi kalesinde 12 gol görüldü.

Şimdi insan sormadan edemiyor: Bu tercih neden yapıldı?

Üstelik Rădoi'nin daha önce görev yaptığı takımlardaki çalışma süreleri ortadayken…

Birleşik Arap Emirlikleri Pro Lig'de 14 maç, Suudi Arabistan'da 13 maç, Al-Jazira döneminde ise yalnızca 7 maçlık görev süresi bulunan bir teknik adamın Gaziantep FK'da uzun vadeli bir başarı hikâyesi oluşturması için ne gerekiyordu? Bunu anlamak için filozof olmaya gerek yok sanırım. Neyse ki yol yakınken dönüldü.

Fakat yanlış tercihin de bir faturası var. Yaklaşık 100 bin euro imza parası, 4,5 aylık maaş ve diğer maliyetler…Toplamda tahminen 16,5 milyon TL civarında bir maliyet ortaya çıktı

Artık olan oldu.

Bugün dönüp “Keşke yapılmasaydı” demenin bir anlamı yok. Önemli olan bundan sonra aynı hataların tekrarlanmaması. Çünkü Gaziantep FK'nın kaybedecek zamanı yok.

Transfer yasağının kalkmasının ardından yaklaşık 1,5 saat içerisinde 7 futbolcuyla sözleşme imzalayan, transfer döneminde ses getiren bir takımın artık sahada da bunun karşılığını göstermesi gerekiyor.

Transfer yapmak önemli.Ama doğru transfer yapmak daha önemli.Teknik direktör seçmek önemli.

Ama takımın yapısına uygun teknik direktörü seçmek çok daha önemli.

ROMEN SEVDASINDAN VAZGEÇİN!

Buradan açıkça söylüyorum: Artık Romen sevdasından vazgeçin.

Gaziantep FK'nın ihtiyacı olan; Süper Lig'i bilen, Türkiye futbolunu tanıyan, şehri ve taraftarı anlayabilecek, genç, dinamik ve çalışkan bir teknik adamdır.

Öyle bir isim bulunmalı ki sadece bugünü değil, yarını da planlayabilsin.Gaziantep FK her sezon yeniden yapılanan değil, üzerine koyarak ilerleyen bir takım olmalı.

Yönetimde çok kıymetli ve bilgili insanlar var. Bu nedenle isim vererek yönlendirme yapmak doğru olmaz.

Elbette yönetim de takım için en güzelini ve en iyisini ister.Biz taraftar olarak sadece içimizden geçeni söylüyoruz.Çünkü biz bu takımın başarıya ulaşmasını istiyoruz.

Tren kaçmadan doğru karar verilmesi gerekiyor.

TARAFTAR DA TAKIMIN PARÇASIDIR

Bir başka önemli konu da taraftar…Yeni bir stadımız var.

Ancak maalesef stadın içindeki temizlik ve genel görüntü yeni bir stada yakışmıyor.Umarım bu sezon bu konu ciddiyetle ele alınır.Taraftarı tribüne çekmek için sadece bilet fiyatlarını ucuzlatmak yeterli değil. İnsanların stada ulaşmasını da kolaylaştırmak gerekiyor.Özellikle belediyenin maç günlerinde şehrin belirli noktalarından stada otobüs kaldırması çok önemli bir adım olur.İnsanlar “Maça nasıl gideceğim, dönüşte nasıl döneceğim?” diye düşünmemeli.Ulaşım kolay olursa tribünler de daha kolay dolar.Çünkü taraftar sadece seyirci değildir.Taraftar takımın gücüdür.Dolu tribün, futbolcuya moral verir. Rakibe baskı oluşturur. Kulübe ekonomik katkı sağlar. Şehrin takımına sahip çıktığını gösterir.Gaziantep FK'nın da ihtiyacı olan tam olarak budur:

Sahada mücadele eden takım, tribünde arkasında duran taraftar ve doğru kararlar alan bir yönetim.

Yeni sezon daha yeni başladı.Şimdi geçmişte yapılan hataları bir kenara bırakıp geleceğe bakmak gerekiyor.

Ama geçmişten de ders çıkarmak şart.Çünkü milyonlar harcanırken kimse susmamalı.Yanlış kararlar alınırken kimse “Nasıl olsa düzelir” dememeli.Başarı geldiğinde hep birlikte alkışlarız.Ama yanlış olduğunda da doğruyu söylemek taraftarın görevidir. Gaziantep FK bu şehrin takımıdır.Bu takımın başarılı olması hepimizin ortak isteğidir.

Yeni sezonda Gaziantep FK'ya gönülden başarılar diliyorum.

Umarım bu sezon hem sahada hem tribünde hem de yönetim anlayışında çok daha güzel bir Gaziantep FK izleriz.

Çünkü artık sözün değil, icraatın zamanı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve milletgazetesi27.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.