Ayazağa Ve Maslak’ta Sel Kader Değil!

Gündem 21.10.2026 - 21:45
 

Ayazağa Ve Maslak’ta Sel Kader Değil!

Ayazağa Ve Maslak’ta Sel Kader Değil!
HABER MERKEZİ “1,5 KİLOMETRELİK ALTYAPI DOĞRU YAPILIRSA BU FELAKETİN TEKRARI ÖNLENEBİLİR” Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve iş insanı Mehmet Pamuk’tan İstanbul Valiliği, İBB, İSKİ ve Sarıyer Belediyesine acil müdahale çağrısı: “Hadımkoru Yolu Caddesi’ndeki su baskınları yalnızca yağmurla açıklanamaz. Dere geçişi, köprüde biriken enkaz, yetersiz tahliye sistemi ve binaların teknik altyapısı birlikte incelenmeli; kalıcı çözüm için vakit kaybedilmemelidir.” Aksi taktirde tekrarı kaçınılmazdır.   İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışların ardından Sarıyer’in Ayazağa ve Maslak bölgesinde yaşanan sel ve su baskınları, altyapı sorunlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle Maslak Mahallesi Hadımkoru Yolu Caddesi ve Ağaoğlu My Home Maslak çevresinde yaşanan su baskınları, araçların ve işyerlerinin zarar görmesi, kapalı otoparkların su altında kalması ve vatandaşların günlük yaşamının aksaması üzerine Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve iş insanı Mehmet Pamuk, yetkililere acil ve kalıcı çözüm çağrısında bulundu. Bölgedeki durumu değerlendiren Mehmet Pamuk, sorunun yalnızca olağanüstü yağış miktarıyla açıklanamayacağını belirterek, dere yatağının devamlılığı, araç geçişi için yapılan köprünün su akışına etkisi, sürüklenen ağaç ve enkaz parçalarının oluşturduğu tıkanma ile caddenin yetersiz yağmur suyu tahliyesinin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. SORUNUN MERKEZİNDE SU TAHLİYESİ VAR Pamuk sözlerine şöyle başladı: “İstanbul’da yaşanan bu felaket hepimizi üzmüştür. Vatandaşlarımızın evlerinin, araçlarının ve işyerlerinin zarar görmesi; insanların saatlerce, hatta günlerce günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması kabul edilebilir bir durum değildir. Elbette olağanüstü yağışların etkisi vardır. Ancak bölgede en düşük kot da bulunan caddenin, asıl meselesi, yağmur suyunun nereden geldiği, hangi güzergâhtan aktığı, nerede biriktiği ve neden güvenli biçimde tahliye edilemediğidir. Hadım koru Yolu Caddesi çevresinde yaptığım değerlendirmeye göre burası, bölgeden gelen suların biriktiği kritik noktalardan biridir. Bu nedenle caddenin altyapısı, dere geçişi ve köprünün su akışına etkisi bir bütün olarak incelenmelidir. Ben bir iş insanı ve inşaat sektörünü bilen biri olarak söylüyorum: Sorunun kaynağı doğru tespit edilirse çözüm üretmek mümkündür. Burada yapılması gereken, yalnızca selden sonra çamuru temizlemek değil, bir sonraki yağışta aynı felaketin yaşanmasını önleyecek altyapıyı kurmaktır.” KÖPRÜDEKİ TIKANMA ARAŞTIRILMALI Mehmet Pamuk şöyle devam etti: “Bölgedeki dere güzergâhında, araçların geçişi için yapılan köprü kritik bir noktadır. Yukarıdan gelen yoğun suyla birlikte ağaç gövdeleri, tomruklar, tahta ve kapı parçaları gibi büyük cisimler sürüklenerek köprü geçişinde birikebiliyor. Bu malzemeler suyun akışını engellediğinde dere seviyesi çeşitli nedenlerden yükseliyor ve su çevreye taşabiliyor. Bu mekanizmanın teknik ölçümlerle incelenmesi gerekiyor. Köprünün kesiti, dere yatağının kapasitesi, suyun geliş debisi ve köprü girişinde biriken enkazın etkisi uzmanlar tarafından değerlendirilmelidir. Eğer köprü geçişi yoğun yağışta suyu yeterince taşıyamıyorsa yalnızca temizlik yapmak yetmez. Köprünün su geçiş kapasitesi artırılmalı, dere yatağının devamlılığı sağlanmalı ve sürüklenen büyük parçaların geçişi tıkamasını önleyecek güvenli bir sistem kurulmalıdır. Böyle bir sistem, suyun akışını engellemeden büyük enkaz parçalarını kontrol altına almalı ve düzenli bakımla desteklenmelidir. Aksi hâlde her şiddetli yağışta aynı noktada tıkanma ve taşkın riski devam edecektir.” HADIM KORU YOLU’NDA ACİL ALTYAPI Pamuk, Hadım koru Yolu Caddesi’nin bölgedeki suyun biriktiği düşük kotlu güzergâhlardan biri olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Öncelikle caddenin yaklaşık 1,5 kilometrelik bölümünün kotları, yağmur suyu toplama kapasitesi ve mevcut tahliye hatları incelenmelidir. Suyun yalnızca yol yüzeyinde ilerlemesine güvenilemez. Yolun altına yeterli kapasitede yağmur suyu toplama ve tahliye sistemi kurulmalıdır. Teknik inceleme sonucunda uygun bulunması hâlinde, köprünün bir tarafından diğer tarafına suyu güvenli biçimde aktaracak ilave bir tahliye hattı oluşturulabilir. Gerekli hidrolik hesaplar yapılarak suyun köprü geçişini zorlamadan, uygun bir güzergâhtan dere yatağının aşağı bölümüne iletilmesi değerlendirilmelidir. Bu hattın yaklaşık bir kilometre boyunca uzatılması veya başka bir tahliye güzergâhının kullanılması gerekiyorsa buna saha ölçümleriyle karar verilmelidir. Burada önemli olan borunun uzunluğu değil, suyun güvenli biçimde taşınacağı ve tahliye edileceği doğru sistemin kurulmasıdır. Benim kanaatim, bölgenin altyapısı doğru projelendirilip uygulanırsa risk önemli ölçüde azaltılabilir. Bunun maliyeti ve uygulama süresi de kapsamlı bir teknik etütle ortaya konulmalıdır. Fakat maliyet gerekçesiyle bu sorunun ertelenmesi kabul edilemez.” Kaldı ki devede kulak bir yatırım olacaktır. AĞAOĞLU MY HOME’DA CAN GÜVENLİĞİ Mehmet Pamuk, selden etkilenen Ağaoğlu My Home Maslak yerleşkesindeki kapalı otoparklar ve teknik tesisatla ilgili de inceleme yapılması gerektiğini belirtti: “Bölgedeki önemli mağduriyet noktalarından biri Ağaoğlu My Home Maslak yerleşkesidir. Özellikle eksi beşinci kattaki otoparkın yol kotundan yaklaşık bir ila bir buçuk metre aşağıda bulunduğu ve suyun buraya yöneldiği ifade ediliyor. Bu durumda yalnızca caddeden gelen suyu değil, binanın giriş kotlarını, rampa eğimini, drenaj sistemini, su yalıtımını ve bodrum katlardaki tahliye kapasitesini de değerlendirmek gerekir. Binaların bodrum katlarında su baskınına karşı yeterli kapasitede drenaj ve pompa sistemleri bulunması, bu sistemlerin yedekli çalışması ve elektrik kesintilerinde de devreye girebilmesi hayati önemdedir. Burada sorulması gereken ciddi bir soru daha var: Elektrik panolarının ve kritik tesisatın su basma riski bulunan en alt katlarda konumlandırılması neden tercih edildi? Projenin onaylı teknik belgeleri incelenerek bu yerleşimin mevzuata, mühendislik esaslarına ve risk analizlerine uygun olup olmadığı araştırılmalıdır. Eğer elektrik panoları daha yüksek ve güvenli bir seviyede konumlandırılabilecek durumdaysa, bu seçenek neden değerlendirilmedi? Bu sorunun cevabı yalnızca bugünkü hasarı anlamak için değil, gelecekte can güvenliğini sağlamak için de önemlidir.” JENERATÖR VE ELEKTRİK SİSTEMLERİ Pamuk, su baskınları sırasında elektrik sistemlerinin devre dışı kalmasının çok katlı binalarda örnekleri ile ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı: “Elektrik panolarının su altında kalması, jeneratörün devreye girememesi veya yedek enerji sistemlerinin çalışmaması yüzlerce insanın güvenliğini etkileyebilir. Asansörler, yangın güvenliği sistemleri, acil aydınlatmalar ve haberleşme altyapısı bu durumdan etkilenebilir. Bu nedenle binaların elektrik ve mekanik tesisatı bağımsız uzmanlar tarafından incelenmelidir. Jeneratörün konumu, yakıt ve elektrik bağlantıları, transfer panoları, pompalar, acil enerji beslemeleri ve su baskınına karşı koruma düzeyi raporlanmalıdır. Ayrıca otopark girişlerinde suyun binaya yönelmesini önleyecek eşikler, bariyerler ve uygun drenaj çözümleri değerlendirilmelidir. Gerekirse otomatik devreye giren, yedekli tasviye amaçlı logarlı pompalama sistemleri kurulmalıdır. Burada kimseyi peşinen suçlamak istemiyorum. Ancak büyük bir yerleşkede yüzlerce insanın güvenliği söz konusuysa, geçmişteki tasarım kararları ve mevcut koruma sistemleri bütün açıklığıyla incelenmelidir. Eksiklik varsa giderilmeli, sorumluluk varsa hukuki çerçevede belirlenmelidir.” VATANDAŞ GÜNLERCE ÇAMUR İÇİNDE BIRAKILAMAZ Pamuk, sel sonrasında bölgede temizlik ve normale dönüş çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Selin ardından yalnızca suyun çekilmesi yeterli değildir. Çamur, balçık, enkaz ve atıklar temizlenmeden insanlar normal hayatına dönemiyor. Araçlar kullanılamıyor, işyerleri açılamıyor, binalara giriş çıkış zorlaşıyor. İlgili kurumların her ne kadar çalışanları varsa da maalesef genel itibarı ile özverili çalışmalar görülmedi, çalışan %4 ise, çalıştım gibi yapan %60 tır. Vatandaşın evi, arabası ve işyeri zarar görmüşken bir de günlerce belirsizlik içinde bırakılması doğru değildir. Müdahalenin hangi aşamada olduğu, hangi sokakların ne zaman temizleneceği, elektrik ve haberleşmenin ne zaman normale döneceği kamuoyuna düzenli biçimde açıklanmalıdır. Belediye ekiplerinin sahada çalışması önemlidir. Ancak esas başarı, yalnızca müdahale etmek değil, müdahaleyi zamanında ve koordineli yapmaktır. Afet sonrasında gecikmeden hareket edilmeli; temizlik, hasar tespiti, güvenlik ve altyapı onarımı eş zamanlı yürütülmelidir.” Keza bölgeye ikinci gün sonunda gelinmiştir. TELEKOM VE HABERLEŞME SINIFTA KALDI.. Mehmet Pamuk, selin ardından haberleşme altyapısının da ayrıca ele alınması gerektiğini ifade etti: Çünkü bütün operatörler sınıfta kaldı sistemler çöktü, 2ci gün sonu seyyar vericilerin gelmesi ile kısmi olarak çözülen GSM Operatörlerin önemli bir afette sonuca gidemeyeceğini gördük. “Afet anında vatandaşın yakınlarına ulaşabilmesi, acil ekiplerden bilgi alabilmesi ve yetkililerin koordinasyon kurabilmesi hayati önemdedir. Haberleşme altyapısında yaşanan kesintiler bu süreci daha da zorlaştırabilir. Bu nedenle bölgede hizmet veren Telekom, Türkcell ve Vodefone operatörleri ve altyapı kuruluşları da sistemlerini gözden geçirmelidir. Görevleri Sadece para tahsilatları olmamalıdır. Kablo güzergâhları, saha dolapları, enerji beslemeleri ve yedek iletişim imkânları sel riskine karşı değerlendirilmelidir. Bir sonraki afette iletişim kesintilerinin yaşanmaması için gerekli önlemler alınmalı, hizmet kesintileri ve giderilme süreleri kamuoyuyla paylaşılmalıdır.” VALİLİK VE BELEDİYELERE ÇAĞRI Pamuk, İstanbul Valisi Davut Gül’ü, Gaziantep valisi iken tanırım. Başta sn valimiz Davut gülün başkanlığında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ ve Sarıyer Belediyesi’ne çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Sayın İstanbul Valisi Davut Gül’ün bölgedeki çalışmaları takip edeceğine ve ilgili kurumlar arasında koordinasyonun sağlanmasına katkı sunacağına inanıyorum. Kendisi daha önce Gaziantep’te görev yapmış, tercübeli, işini takip ederek sonuca gitmeyi görev bilen ve İstanbul ve bölgelerini tanıyan bir kamu yöneticisidir. Bu sorunun çözümü için valilik koordinasyonunda somut adımlar atılmasını bekliyoruz. Ancak bu mesele yalnızca bir kurumun sorumluluğuna bırakılmamalıdır. Dere yatağı ve su akışının düzenlenmesi İSKİ’nin teknik sorumluluk alanında değerlendirilmelidir. Caddenin yağmur suyu altyapısı ve yol düzenlemeleri ilgili belediyelerce ele alınmalıdır. Afet yönetimi, temizlik, trafik ve güvenlik çalışmaları ise ilgili bütün kurumların eş güdümüyle yürütülmelidir. Ağaoğlu My Home gibi site yönetimlerininde, yapıdan sorumlu şirketler, ve kendi sorumluluk alanlarındaki drenaj, elektrik, jeneratör, otopark ve su yalıtımı sistemlerini bağımsız teknik incelemeye açmalıdır. Her kurum kendi görevini yerine getirmeli, diğer kurumların sorumluluğunu bekleyerek zaman kaybetmemelidir.” ÖNERİMİZ AÇIK: BEŞ ACİL ADIM Mehmet Pamuk, çözüm için şu adımların gecikmeden atılmasını istedi: 1. Dere ve köprü incelemesi: Köprünün su geçiş kapasitesi, dere yatağının kesiti ve sürüklenen enkazın tıkanmaya etkisi uzman ekiplerce ölçülmeli; kalıcı mühendislik çözümü hazırlanmalıdır. 2. Hadımkoru Yolu altyapısı: Yaklaşık 1,5 kilometrelik kritik güzergâhın kotları, yağmur suyu toplama noktaları ve mevcut tahliye hatları incelenmeli; ihtiyaç duyulan ilave boru ve drenaj sistemi projelendirilmelidir. 3. Köprü öncesi enkaz kontrolü: Su akışını engellemeyecek, düzenli temizlenebilecek ve taşkın riskini artırmayacak bir enkaz tutucu sistem değerlendirilmelidir. 4. Bina güvenliği: Ağaoğlu My Home ve benzer yapıların bodrum katları, elektrik panoları, jeneratörleri, su yalıtımı ve yedekli pompalama sistemleri bağımsız mühendislik denetiminden geçirilmelidir. 5. Haberleşme ve afet koordinasyonu: Telekom altyapısı, acil iletişim imkânları, temizlik, hasar tespiti ve vatandaşlara bilgi verme süreçleri ortak bir eylem planıyla yürütülmelidir. Pamuk, bu adımların takvime bağlanmasını, sorumlu kurumların ve uygulama aşamalarının kamuoyuna açıklanmasını istedi. “BİR SONRAKİ YAĞMURU BEKLEMEYİN” Mehmet Pamuk sözlerini şöyle tamamladı: “İstanbul gibi büyük bir metropol de her şiddetli yağışın ardından aynı bölgelerde sel yaşanması, insanların evlerinden ve işyerlerinden olumsuz etkilenmesi normal kabul edilemez. Hadım koru Yolu Caddesi ve çevresindeki sorun, doğru teknik incelemeyle ele alınmalıdır. Köprüdeki tıkanmanın önlenmesi, dere geçişinin yeterli kapasiteye kavuşturulması ve caddenin yağmur sularını güvenli biçimde tahliye etmesi için gerekli yatırımlar geciktirilmemelidir. Benim çağrım açık: Önce acil güvenlik ve temizlik çalışmaları tamamlanmalı, ardından kalıcı altyapı projesi uygulamaya konulmalıdır. Bir sonraki yağmurda aynı insanların yeniden mağdur olmasını bekleyemeyiz. Bu mesele yalnızca Ayazağa’nın veya Maslak’ın meselesi değildir. Türkiye’nin birçok kentinde altyapı, dere yatakları, plansız yapılaşma ve afet hazırlığı aynı anda sorgulanmaktadır. Ancak çözüm, her bölgenin kendi teknik koşullarına göre hazırlanmış somut projelerle mümkündür. İstanbul Valiliği’ni, İBB’yi, İSKİ’yi, Sarıyer Belediyesi’ni ve ilgili bütün yapı sorumlularını göreve çağırıyorum. Vatandaşın can güvenliği, konutu ve geçim kaynağı söz konusu olduğunda hiçbir kurum sorumluluğu diğerine bırakamaz. Bugün bu maliyete katlanmazsanız, bugün olduğu gibi onlarca kat maliyeti halk öder, Gerek can kayıpları, gerek Mal zararları, araçların kullanılamaz oluşu, işyerlerinin çökmesi gibi çok fazla maliyeti bulunmaktadır. Selden sonra temizlik yapmak zorunluluktur; asıl başarı, aynı selin aynı insanlara yeniden zarar vermesini önlemektir. Bu zararları Devletimiz telafi etmeli zarar görenlerin zararlarını karşılamalı ve bir sonraki sel beklenmeden önlemlerini almaktır. Bölgenin kalıcı çözüme kavuşması için yapılacak her doğru çalışmayı desteklemeye, eksikliklerin takipçisi olmaya ve vatandaşların sesini duyurmaya devam edeceğim.”
Ayazağa Ve Maslak’ta Sel Kader Değil!

HABER MERKEZİ

“1,5 KİLOMETRELİK ALTYAPI DOĞRU YAPILIRSA BU FELAKETİN TEKRARI ÖNLENEBİLİR”

Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve iş insanı Mehmet Pamuk’tan İstanbul Valiliği, İBB, İSKİ ve Sarıyer Belediyesine acil müdahale çağrısı: “Hadımkoru Yolu Caddesi’ndeki su baskınları yalnızca yağmurla açıklanamaz. Dere geçişi, köprüde biriken enkaz, yetersiz tahliye sistemi ve binaların teknik altyapısı birlikte incelenmeli; kalıcı çözüm için vakit kaybedilmemelidir.” Aksi taktirde tekrarı kaçınılmazdır.

 

İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışların ardından Sarıyer’in Ayazağa ve Maslak bölgesinde yaşanan sel ve su baskınları, altyapı sorunlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle Maslak Mahallesi Hadımkoru Yolu Caddesi ve Ağaoğlu My Home Maslak çevresinde yaşanan su baskınları, araçların ve işyerlerinin zarar görmesi, kapalı otoparkların su altında kalması ve vatandaşların günlük yaşamının aksaması üzerine Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve iş insanı Mehmet Pamuk, yetkililere acil ve kalıcı çözüm çağrısında bulundu.

Bölgedeki durumu değerlendiren Mehmet Pamuk, sorunun yalnızca olağanüstü yağış miktarıyla açıklanamayacağını belirterek, dere yatağının devamlılığı, araç geçişi için yapılan köprünün su akışına etkisi, sürüklenen ağaç ve enkaz parçalarının oluşturduğu tıkanma ile caddenin yetersiz yağmur suyu tahliyesinin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

SORUNUN MERKEZİNDE SU TAHLİYESİ VAR

Pamuk sözlerine şöyle başladı:

“İstanbul’da yaşanan bu felaket hepimizi üzmüştür. Vatandaşlarımızın evlerinin, araçlarının ve işyerlerinin zarar görmesi; insanların saatlerce, hatta günlerce günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması kabul edilebilir bir durum değildir.

Elbette olağanüstü yağışların etkisi vardır. Ancak bölgede en düşük kot da bulunan caddenin, asıl meselesi, yağmur suyunun nereden geldiği, hangi güzergâhtan aktığı, nerede biriktiği ve neden güvenli biçimde tahliye edilemediğidir.

Hadım koru Yolu Caddesi çevresinde yaptığım değerlendirmeye göre burası, bölgeden gelen suların biriktiği kritik noktalardan biridir. Bu nedenle caddenin altyapısı, dere geçişi ve köprünün su akışına etkisi bir bütün olarak incelenmelidir.

Ben bir iş insanı ve inşaat sektörünü bilen biri olarak söylüyorum: Sorunun kaynağı doğru tespit edilirse çözüm üretmek mümkündür. Burada yapılması gereken, yalnızca selden sonra çamuru temizlemek değil, bir sonraki yağışta aynı felaketin yaşanmasını önleyecek altyapıyı kurmaktır.”

KÖPRÜDEKİ TIKANMA ARAŞTIRILMALI

Mehmet Pamuk şöyle devam etti:

“Bölgedeki dere güzergâhında, araçların geçişi için yapılan köprü kritik bir noktadır. Yukarıdan gelen yoğun suyla birlikte ağaç gövdeleri, tomruklar, tahta ve kapı parçaları gibi büyük cisimler sürüklenerek köprü geçişinde birikebiliyor. Bu malzemeler suyun akışını engellediğinde dere seviyesi çeşitli nedenlerden yükseliyor ve su çevreye taşabiliyor.

Bu mekanizmanın teknik ölçümlerle incelenmesi gerekiyor. Köprünün kesiti, dere yatağının kapasitesi, suyun geliş debisi ve köprü girişinde biriken enkazın etkisi uzmanlar tarafından değerlendirilmelidir.

Eğer köprü geçişi yoğun yağışta suyu yeterince taşıyamıyorsa yalnızca temizlik yapmak yetmez. Köprünün su geçiş kapasitesi artırılmalı, dere yatağının devamlılığı sağlanmalı ve sürüklenen büyük parçaların geçişi tıkamasını önleyecek güvenli bir sistem kurulmalıdır.

Böyle bir sistem, suyun akışını engellemeden büyük enkaz parçalarını kontrol altına almalı ve düzenli bakımla desteklenmelidir. Aksi hâlde her şiddetli yağışta aynı noktada tıkanma ve taşkın riski devam edecektir.”

HADIM KORU YOLU’NDA ACİL ALTYAPI

Pamuk, Hadım koru Yolu Caddesi’nin bölgedeki suyun biriktiği düşük kotlu güzergâhlardan biri olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Öncelikle caddenin yaklaşık 1,5 kilometrelik bölümünün kotları, yağmur suyu toplama kapasitesi ve mevcut tahliye hatları incelenmelidir. Suyun yalnızca yol yüzeyinde ilerlemesine güvenilemez. Yolun altına yeterli kapasitede yağmur suyu toplama ve tahliye sistemi kurulmalıdır.

Teknik inceleme sonucunda uygun bulunması hâlinde, köprünün bir tarafından diğer tarafına suyu güvenli biçimde aktaracak ilave bir tahliye hattı oluşturulabilir. Gerekli hidrolik hesaplar yapılarak suyun köprü geçişini zorlamadan, uygun bir güzergâhtan dere yatağının aşağı bölümüne iletilmesi değerlendirilmelidir.

Bu hattın yaklaşık bir kilometre boyunca uzatılması veya başka bir tahliye güzergâhının kullanılması gerekiyorsa buna saha ölçümleriyle karar verilmelidir. Burada önemli olan borunun uzunluğu değil, suyun güvenli biçimde taşınacağı ve tahliye edileceği doğru sistemin kurulmasıdır.

Benim kanaatim, bölgenin altyapısı doğru projelendirilip uygulanırsa risk önemli ölçüde azaltılabilir. Bunun maliyeti ve uygulama süresi de kapsamlı bir teknik etütle ortaya konulmalıdır. Fakat maliyet gerekçesiyle bu sorunun ertelenmesi kabul edilemez.” Kaldı ki devede kulak bir yatırım olacaktır.

AĞAOĞLU MY HOME’DA CAN GÜVENLİĞİ

Mehmet Pamuk, selden etkilenen Ağaoğlu My Home Maslak yerleşkesindeki kapalı otoparklar ve teknik tesisatla ilgili de inceleme yapılması gerektiğini belirtti:

“Bölgedeki önemli mağduriyet noktalarından biri Ağaoğlu My Home Maslak yerleşkesidir. Özellikle eksi beşinci kattaki otoparkın yol kotundan yaklaşık bir ila bir buçuk metre aşağıda bulunduğu ve suyun buraya yöneldiği ifade ediliyor.

Bu durumda yalnızca caddeden gelen suyu değil, binanın giriş kotlarını, rampa eğimini, drenaj sistemini, su yalıtımını ve bodrum katlardaki tahliye kapasitesini de değerlendirmek gerekir.

Binaların bodrum katlarında su baskınına karşı yeterli kapasitede drenaj ve pompa sistemleri bulunması, bu sistemlerin yedekli çalışması ve elektrik kesintilerinde de devreye girebilmesi hayati önemdedir.

Burada sorulması gereken ciddi bir soru daha var: Elektrik panolarının ve kritik tesisatın su basma riski bulunan en alt katlarda konumlandırılması neden tercih edildi? Projenin onaylı teknik belgeleri incelenerek bu yerleşimin mevzuata, mühendislik esaslarına ve risk analizlerine uygun olup olmadığı araştırılmalıdır.

Eğer elektrik panoları daha yüksek ve güvenli bir seviyede konumlandırılabilecek durumdaysa, bu seçenek neden değerlendirilmedi? Bu sorunun cevabı yalnızca bugünkü hasarı anlamak için değil, gelecekte can güvenliğini sağlamak için de önemlidir.”

JENERATÖR VE ELEKTRİK SİSTEMLERİ

Pamuk, su baskınları sırasında elektrik sistemlerinin devre dışı kalmasının çok katlı binalarda örnekleri ile ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı:

“Elektrik panolarının su altında kalması, jeneratörün devreye girememesi veya yedek enerji sistemlerinin çalışmaması yüzlerce insanın güvenliğini etkileyebilir. Asansörler, yangın güvenliği sistemleri, acil aydınlatmalar ve haberleşme altyapısı bu durumdan etkilenebilir.

Bu nedenle binaların elektrik ve mekanik tesisatı bağımsız uzmanlar tarafından incelenmelidir. Jeneratörün konumu, yakıt ve elektrik bağlantıları, transfer panoları, pompalar, acil enerji beslemeleri ve su baskınına karşı koruma düzeyi raporlanmalıdır.

Ayrıca otopark girişlerinde suyun binaya yönelmesini önleyecek eşikler, bariyerler ve uygun drenaj çözümleri değerlendirilmelidir. Gerekirse otomatik devreye giren, yedekli tasviye amaçlı logarlı pompalama sistemleri kurulmalıdır.

Burada kimseyi peşinen suçlamak istemiyorum. Ancak büyük bir yerleşkede yüzlerce insanın güvenliği söz konusuysa, geçmişteki tasarım kararları ve mevcut koruma sistemleri bütün açıklığıyla incelenmelidir. Eksiklik varsa giderilmeli, sorumluluk varsa hukuki çerçevede belirlenmelidir.”

VATANDAŞ GÜNLERCE ÇAMUR İÇİNDE BIRAKILAMAZ

Pamuk, sel sonrasında bölgede temizlik ve normale dönüş çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Selin ardından yalnızca suyun çekilmesi yeterli değildir. Çamur, balçık, enkaz ve atıklar temizlenmeden insanlar normal hayatına dönemiyor. Araçlar kullanılamıyor, işyerleri açılamıyor, binalara giriş çıkış zorlaşıyor. İlgili kurumların her ne kadar çalışanları varsa da maalesef genel itibarı ile özverili çalışmalar görülmedi, çalışan %4 ise, çalıştım gibi yapan %60 tır.

Vatandaşın evi, arabası ve işyeri zarar görmüşken bir de günlerce belirsizlik içinde bırakılması doğru değildir. Müdahalenin hangi aşamada olduğu, hangi sokakların ne zaman temizleneceği, elektrik ve haberleşmenin ne zaman normale döneceği kamuoyuna düzenli biçimde açıklanmalıdır.

Belediye ekiplerinin sahada çalışması önemlidir. Ancak esas başarı, yalnızca müdahale etmek değil, müdahaleyi zamanında ve koordineli yapmaktır. Afet sonrasında gecikmeden hareket edilmeli; temizlik, hasar tespiti, güvenlik ve altyapı onarımı eş zamanlı yürütülmelidir.” Keza bölgeye ikinci gün sonunda gelinmiştir.

TELEKOM VE HABERLEŞME SINIFTA KALDI..

Mehmet Pamuk, selin ardından haberleşme altyapısının da ayrıca ele alınması gerektiğini ifade etti:

Çünkü bütün operatörler sınıfta kaldı sistemler çöktü, 2ci gün sonu seyyar vericilerin gelmesi ile kısmi olarak çözülen GSM Operatörlerin önemli bir afette sonuca gidemeyeceğini gördük.

“Afet anında vatandaşın yakınlarına ulaşabilmesi, acil ekiplerden bilgi alabilmesi ve yetkililerin koordinasyon kurabilmesi hayati önemdedir. Haberleşme altyapısında yaşanan kesintiler bu süreci daha da zorlaştırabilir.

Bu nedenle bölgede hizmet veren Telekom, Türkcell ve Vodefone operatörleri ve altyapı kuruluşları da sistemlerini gözden geçirmelidir. Görevleri Sadece para tahsilatları olmamalıdır. Kablo güzergâhları, saha dolapları, enerji beslemeleri ve yedek iletişim imkânları sel riskine karşı değerlendirilmelidir.

Bir sonraki afette iletişim kesintilerinin yaşanmaması için gerekli önlemler alınmalı, hizmet kesintileri ve giderilme süreleri kamuoyuyla paylaşılmalıdır.”

VALİLİK VE BELEDİYELERE ÇAĞRI

Pamuk, İstanbul Valisi Davut Gül’ü, Gaziantep valisi iken tanırım. Başta sn valimiz Davut gülün başkanlığında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ ve Sarıyer Belediyesi’ne çağrıda bulunarak şunları söyledi:

“Sayın İstanbul Valisi Davut Gül’ün bölgedeki çalışmaları takip edeceğine ve ilgili kurumlar arasında koordinasyonun sağlanmasına katkı sunacağına inanıyorum. Kendisi daha önce Gaziantep’te görev yapmış, tercübeli, işini takip ederek sonuca gitmeyi görev bilen ve İstanbul ve bölgelerini tanıyan bir kamu yöneticisidir. Bu sorunun çözümü için valilik koordinasyonunda somut adımlar atılmasını bekliyoruz.

Ancak bu mesele yalnızca bir kurumun sorumluluğuna bırakılmamalıdır. Dere yatağı ve su akışının düzenlenmesi İSKİ’nin teknik sorumluluk alanında değerlendirilmelidir. Caddenin yağmur suyu altyapısı ve yol düzenlemeleri ilgili belediyelerce ele alınmalıdır. Afet yönetimi, temizlik, trafik ve güvenlik çalışmaları ise ilgili bütün kurumların eş güdümüyle yürütülmelidir.

Ağaoğlu My Home gibi site yönetimlerininde, yapıdan sorumlu şirketler, ve kendi sorumluluk alanlarındaki drenaj, elektrik, jeneratör, otopark ve su yalıtımı sistemlerini bağımsız teknik incelemeye açmalıdır.

Her kurum kendi görevini yerine getirmeli, diğer kurumların sorumluluğunu bekleyerek zaman kaybetmemelidir.”

ÖNERİMİZ AÇIK: BEŞ ACİL ADIM

Mehmet Pamuk, çözüm için şu adımların gecikmeden atılmasını istedi:

1. Dere ve köprü incelemesi: Köprünün su geçiş kapasitesi, dere yatağının kesiti ve sürüklenen enkazın tıkanmaya etkisi uzman ekiplerce ölçülmeli; kalıcı mühendislik çözümü hazırlanmalıdır.

2. Hadımkoru Yolu altyapısı: Yaklaşık 1,5 kilometrelik kritik güzergâhın kotları, yağmur suyu toplama noktaları ve mevcut tahliye hatları incelenmeli; ihtiyaç duyulan ilave boru ve drenaj sistemi projelendirilmelidir.

3. Köprü öncesi enkaz kontrolü: Su akışını engellemeyecek, düzenli temizlenebilecek ve taşkın riskini artırmayacak bir enkaz tutucu sistem değerlendirilmelidir.

4. Bina güvenliği: Ağaoğlu My Home ve benzer yapıların bodrum katları, elektrik panoları, jeneratörleri, su yalıtımı ve yedekli pompalama sistemleri bağımsız mühendislik denetiminden geçirilmelidir.

5. Haberleşme ve afet koordinasyonu: Telekom altyapısı, acil iletişim imkânları, temizlik, hasar tespiti ve vatandaşlara bilgi verme süreçleri ortak bir eylem planıyla yürütülmelidir.

Pamuk, bu adımların takvime bağlanmasını, sorumlu kurumların ve uygulama aşamalarının kamuoyuna açıklanmasını istedi.

“BİR SONRAKİ YAĞMURU BEKLEMEYİN”

Mehmet Pamuk sözlerini şöyle tamamladı:

“İstanbul gibi büyük bir metropol de her şiddetli yağışın ardından aynı bölgelerde sel yaşanması, insanların evlerinden ve işyerlerinden olumsuz etkilenmesi normal kabul edilemez.

Hadım koru Yolu Caddesi ve çevresindeki sorun, doğru teknik incelemeyle ele alınmalıdır. Köprüdeki tıkanmanın önlenmesi, dere geçişinin yeterli kapasiteye kavuşturulması ve caddenin yağmur sularını güvenli biçimde tahliye etmesi için gerekli yatırımlar geciktirilmemelidir.

Benim çağrım açık: Önce acil güvenlik ve temizlik çalışmaları tamamlanmalı, ardından kalıcı altyapı projesi uygulamaya konulmalıdır. Bir sonraki yağmurda aynı insanların yeniden mağdur olmasını bekleyemeyiz.

Bu mesele yalnızca Ayazağa’nın veya Maslak’ın meselesi değildir. Türkiye’nin birçok kentinde altyapı, dere yatakları, plansız yapılaşma ve afet hazırlığı aynı anda sorgulanmaktadır. Ancak çözüm, her bölgenin kendi teknik koşullarına göre hazırlanmış somut projelerle mümkündür.

İstanbul Valiliği’ni, İBB’yi, İSKİ’yi, Sarıyer Belediyesi’ni ve ilgili bütün yapı sorumlularını göreve çağırıyorum. Vatandaşın can güvenliği, konutu ve geçim kaynağı söz konusu olduğunda hiçbir kurum sorumluluğu diğerine bırakamaz.
Bugün bu maliyete katlanmazsanız, bugün olduğu gibi onlarca kat maliyeti halk öder, Gerek can kayıpları, gerek Mal zararları, araçların kullanılamaz oluşu, işyerlerinin çökmesi gibi çok fazla maliyeti bulunmaktadır.

Selden sonra temizlik yapmak zorunluluktur; asıl başarı, aynı selin aynı insanlara yeniden zarar vermesini önlemektir.

Bu zararları Devletimiz telafi etmeli zarar görenlerin zararlarını karşılamalı ve bir sonraki sel beklenmeden önlemlerini almaktır.

Bölgenin kalıcı çözüme kavuşması için yapılacak her doğru çalışmayı desteklemeye, eksikliklerin takipçisi olmaya ve vatandaşların sesini duyurmaya devam edeceğim.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve milletgazetesi27.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.