VOLKAN DURMAZ YAZDI: 24 Yıl Sonra Milli Hezimet

Gündem 21.06.2026 - 09:44
 

VOLKAN DURMAZ YAZDI: 24 Yıl Sonra Milli Hezimet

VOLKAN DURMAZ YAZDI: 24 Yıl Sonra Milli Hezimet
Güzel ülkemin şanlı bayrağı… Al kırmızısına işlenmiş ay ve yıldız, asırların gururunu, vatan sevgisini ve bağımsızlık aşkını anlatan sessiz bir destandır. O bayrağın altında milyonlarca insan, tam 24 yıl sonra Dünya Kupası heyecanını yeniden yaşamanın gururunu taşıyordu. Ancak o gurur, yerini kısa sürede büyük bir hayal kırıklığına bıraktı. Yıllarca özlemini çektiğimiz Dünya Kupası macerası, ne yazık ki gol bile atamadan sona erdi. Turnuvanın sürprizi olması beklenen milli takımımız, turnuvanın en büyük hayal kırıklıklarından biri olarak evine dönüyor. Sahada mücadele eden, savaşan, formasının hakkını veren bir takım görmek isterdik. Ama gördüğümüz şey; dağınık, isteksiz ve ne yaptığını bilmeyen bir görüntü oldu. Reklamlarda oynadıkları kadar sahada oynasalar belki bugün bambaşka şeyler konuşuyor olacaktık. Paraguay karşısında rakibin uzun süre 10 kişi kalmasına rağmen gol atamayan bir takımın Dünya Kupası'nda ne kadar ileri gidebileceğini zaten kimse açıklayamaz. Sahada üretim yok, mücadele yok, karakter koyan futbol yok. Ancak mikrofonların karşısına geçince konuşan çok. Kameraları görünce sertleşen, taraftara hareket çekmeyi marifet sanan, eleştiriye tahammül edemeyen isimler ise sahada göstermeleri gereken tepkiyi göstermekte sınıfta kaldılar. Dünya Kupası, sosyal medya şovu değil; milli formanın hakkını verme yeridir. Bu hezimetin faturasını sabahın köründe kalkıp ekran başına geçen, işini gücünü bırakıp milli takımını destekleyen vatandaş ödeyemez. Ağaç tepelerinde, kahvehanelerde, meydanlarda, evlerinde dualarla maç izleyen insanlar suçlu değildir. Suçlu; milyonlarca liralık primleri alanlar, yanlış kadro tercihleri yapanlar ve Türk futbolunu yıllardır aynı çıkmazın içine sürükleyen anlayıştır. 24 yıl sonra katıldığımız Dünya Kupası'nda "Gol!" diye bağıramadan elenmek, Türk futbol tarihinin kara sayfalarından biri olarak kalacaktır. Haiti'den sonra turnuvaya gol atamadan veda eden ikinci takım olmak da bu utancın ayrı bir boyutudur. Koca bir yazı, milyonlarca insanın Dünya Kupası heyecanını ve umutlarını zehir edenler bugün çıkıp açık açık hesap vermelidir. Çünkü bu başarısızlık sıradan bir mağlubiyet değildir; milletin beklentilerinin yerle bir edilmesidir. Ve artık federasyon cephesine de kimsenin sabrı kalmamıştır. Sürekli tartışmaların odağında olan, eleştirilere kulak vermek yerine sürekli birilerini tehdit eden ve gündeme gelen yönetim anlayışı Türk futboluna daha fazla zarar vermeden gereğini yapmalıdır. Buda ilk iş olarak Tff başkanının koltuğunu iş bilen birleştirici futbol bilgisi olan bir başkana yol açmasıdır. Ayrıca ruhsuz sadece tatil amaçlı turnuvaya giden futbolcunun , bir takımda forvet olmadan gol atılamayacağını bilmeyen teknik kadronun da yolu açık olsun . Bu saatten sonra çözüm yeni tartışmalar değil, sorumluluk almaktır. Türk futboluna gerçekten iyilik yapmak isteyenler koltuklarını değil, ülkenin futbol geleceğini düşünmelidir. Çünkü milyonların sevgisiyle taşınan ay-yıldızlı forma, hiçbir makamdan ve hiçbir kişiden daha küçük değil bizim için tek gerçektir.
VOLKAN DURMAZ YAZDI: 24 Yıl Sonra Milli Hezimet

Güzel ülkemin şanlı bayrağı… Al kırmızısına işlenmiş ay ve yıldız, asırların gururunu, vatan sevgisini ve bağımsızlık aşkını anlatan sessiz bir destandır. O bayrağın altında milyonlarca insan, tam 24 yıl sonra Dünya Kupası heyecanını yeniden yaşamanın gururunu taşıyordu. Ancak o gurur, yerini kısa sürede büyük bir hayal kırıklığına bıraktı.

Yıllarca özlemini çektiğimiz Dünya Kupası macerası, ne yazık ki gol bile atamadan sona erdi. Turnuvanın sürprizi olması beklenen milli takımımız, turnuvanın en büyük hayal kırıklıklarından biri olarak evine dönüyor. Sahada mücadele eden, savaşan, formasının hakkını veren bir takım görmek isterdik. Ama gördüğümüz şey; dağınık, isteksiz ve ne yaptığını bilmeyen bir görüntü oldu.

Reklamlarda oynadıkları kadar sahada oynasalar belki bugün bambaşka şeyler konuşuyor olacaktık. Paraguay karşısında rakibin uzun süre 10 kişi kalmasına rağmen gol atamayan bir takımın Dünya Kupası'nda ne kadar ileri gidebileceğini zaten kimse açıklayamaz. Sahada üretim yok, mücadele yok, karakter koyan futbol yok.

Ancak mikrofonların karşısına geçince konuşan çok. Kameraları görünce sertleşen, taraftara hareket çekmeyi marifet sanan, eleştiriye tahammül edemeyen isimler ise sahada göstermeleri gereken tepkiyi göstermekte sınıfta kaldılar. Dünya Kupası, sosyal medya şovu değil; milli formanın hakkını verme yeridir.

Bu hezimetin faturasını sabahın köründe kalkıp ekran başına geçen, işini gücünü bırakıp milli takımını destekleyen vatandaş ödeyemez. Ağaç tepelerinde, kahvehanelerde, meydanlarda, evlerinde dualarla maç izleyen insanlar suçlu değildir. Suçlu; milyonlarca liralık primleri alanlar, yanlış kadro tercihleri yapanlar ve Türk futbolunu yıllardır aynı çıkmazın içine sürükleyen anlayıştır.

24 yıl sonra katıldığımız Dünya Kupası'nda "Gol!" diye bağıramadan elenmek, Türk futbol tarihinin kara sayfalarından biri olarak kalacaktır. Haiti'den sonra turnuvaya gol atamadan veda eden ikinci takım olmak da bu utancın ayrı bir boyutudur.

Koca bir yazı, milyonlarca insanın Dünya Kupası heyecanını ve umutlarını zehir edenler bugün çıkıp açık açık hesap vermelidir. Çünkü bu başarısızlık sıradan bir mağlubiyet değildir; milletin beklentilerinin yerle bir edilmesidir.

Ve artık federasyon cephesine de kimsenin sabrı kalmamıştır. Sürekli tartışmaların odağında olan, eleştirilere kulak vermek yerine sürekli birilerini tehdit eden ve gündeme gelen yönetim anlayışı Türk futboluna daha fazla zarar vermeden gereğini yapmalıdır. Buda ilk iş olarak Tff başkanının koltuğunu iş bilen birleştirici futbol bilgisi olan bir başkana yol açmasıdır. Ayrıca ruhsuz sadece tatil amaçlı turnuvaya giden futbolcunun , bir takımda forvet olmadan gol atılamayacağını bilmeyen teknik kadronun da yolu açık olsun . Bu saatten sonra çözüm yeni tartışmalar değil, sorumluluk almaktır.

Türk futboluna gerçekten iyilik yapmak isteyenler koltuklarını değil, ülkenin futbol geleceğini düşünmelidir. Çünkü milyonların sevgisiyle taşınan ay-yıldızlı forma, hiçbir makamdan ve hiçbir kişiden daha küçük değil bizim için tek gerçektir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve milletgazetesi27.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.